🚨 : Bilim insanları kanseri iyileştirme yolunda büyük bir adım attı. MIT araştırmacıları, bağışıklık hücrelerinden kanserin "kamuflajını" nasıl kaldıracağını, vücudun kanserle daha önce hiç olmadığı kadar savaşmasını ve ortadan kaldırmasını sağladı.
Vücutta, birçok kanser hücresi yüzeylerinde yoğun bir şeker molekülü tabakasıyla kaplanır. Bu kaplama, tümörlerin kimliklerini gizlemelerine ve bağışıklık sisteminin tespit etmemesine yardımcı olur. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve Stanford Üniversitesi'nden araştırmacılar, bağışıklık sisteminin tümörleri daha etkili tanımasına ve yok etmesine yardımcı olmayı amaçlayan yeni ve umut vadeden deneysel bir kanser tedavi stratejisi bildirdiler. Bu yaklaşımın amacı, kanser hücrelerinin bağışıklık saldırısını önlemek için kullandığı gelişmiş "kamufaj" sistemini bozmaktır. Birçok kanser hücresi, özellikle siyalik asit olarak bilinen glikan olarak bilinen yüzey şekerleri yüksek miktarda gösterir. Bu şeker tabakası, bağışıklık tanımaya engel olan biyolojik bir kalkan görevi görür. Bu şekerler bağışıklık hücrelerindeki Siglec reseptörlerine bağlandığında, bağışıklık hücrelerinin tümöre saldırmak yerine aktivitelerini azaltmasına neden olan inhibitör sinyalleri tetikler. Bu mekanizma, bağışıklık hücreleri yakında olsa bile tümörlerin büyümeye devam edebilmesini açıklamaya yardımcı olur. Bu etkiyi dengelemek için araştırma ekibi AbLec adlı hibrit bir molekül geliştirdi. Bu moleküller, kanseri hedefleyen bir antikoru, tümör hücrelerindeki belirli şeker moleküllerine güçlü şekilde bağlanan bir lektin proteiniyle birleştirir. Bu iki parçalı tasarım, AbLec'lerin kanser hücrelerini hassas şekilde hedeflemesini ve onların siyalik asit açısından zengin yüzeylerine bağlanmasını sağlar; böylece bağışıklık aktivitesini baskılayan şeker sinyallerini etkili bir şekilde engeller veya maskeleer. Bu şeker aracılı inhibisyonu nötralize ederek, makrofajlar ve doğal katil hücreler gibi bağışıklık hücreleri tekrar aktif hale gelebilir ve tümör hücrelerine daha etkili saldırabilir. Metastatik akciğer kanseri modelleriyle yapılan fare deneylerinde, AbLecs yalnızca standart antikor tedavilerine göre daha güçlü anti-tümör etkileri göstermiştir. Meme ve mide kanserleri için yaygın kullanılan bir antikor ilacı olan trastuzumab ile karşılaştırıldığında, AbLec tedavisi akciğerlerde metastik tümörlerin sayısını önemli ölçüde azaltmıştır. Bu, şeker bazlı kamuflajın bozulmasının hem bağışıklık yanıtlarını hem de antikor etkinliğini artırabileceğini gösterir. AbLecs'in bir diğer avantajı modüler tasarımlarıdır. Antikor kısmı meme, mide veya kolorektal kanser gibi farklı kanser türlerini hedefleyecek şekilde değiştirilebilirken, lektin kısmı tümörle ilişkili farklı şeker desenlerini dikkate almak için ayarlanabilir. Bu teknolojiyi klinik kullanıma taşımak için araştırmacılar, önümüzdeki birkaç yıl içinde insan klinik denemeleri başlatmayı amaçlayan bir girişim şirketi kurdular. Gelecekteki çalışmalar başarılı olursa, AbLecs mevcut immünoterapilere yanıt vermeyen hastalar için yeni bir seçenek sunabilir ve kanserlerin bağışıklık savunmasından nasıl kaçındığına dair bilimsel anlayışı derinleştirebilir.
119