"Gençler" yirminci yüzyıla kadar var olmadı. Bundan önce, gençler yetişkin hayatına on iki ya da on üç yaşında katılırdı. Çiftlikte çalışıyor ya da bir meslekte çırak yapıyorlardı. Şımartılmadılar ya da depolanmadılar. Geleneksel bir köyde ergen isyanı nadiren görülür çünkü ergen yoktur. Çocuklar ve yetişkinler var. Çocuklar yetişkin işleri yaparak yetişkin olurlar. "Genç isyanı" dediğimiz şey, yıllarca anlamsız, zorunlu eğitim boyunca hareketsiz oturmaları söylenmesine verilmiş bir tepkidir. Gururlu gençleri bir odaya kilitleyip kelime dağarcığı kelimelerini kopyalamalarını iste, isyan edecekler. Sonra isyanlarına "sorun" diyoruz, teşhis koyup okuldan hapishaneye geçiş boru hattına yönlendiriyoruz. Korktuğumuzu iddia ettiğimiz davranışları yaratırız, sonra çocukları bunun için cezalandırırız.