250.000 dolarlık şişe su aldım. Hayır, bu yazım hatası değil. Bu on binlerce şişe demek. İklim kontrollü bir depoda yerden tavana kadar üst üste yığılmış paletler — musluklar kuruduktan sonra paha biçilemez bir varlık. Çoğu insan buna delilik der. Ama tezi açıklamama izin verin. Yapay zeka veri merkezleri vibes'le çalışmaz. Elektrik ve su ile çalışıyorlar — büyük miktarda su. Hiper ölçekli sunucuların soğutması günde milyonlarca galon tüketiyor ve talep yeni belediye arzi inşa edilemeyeceğinden daha hızlı artıyor. Şehirler zaten karneye kasılıyor. İzinler duraklıyor. Su akiferleri stres altında. Su henüz "kıt" değil. Sadece yanlış fiyatlandırılmış. Şişelenmiş su bu garip belirsizlikte duruyor: ucuz, bol, hafife alınan — ama tamamen lojistik, enerji ve altyapının sağlam kalmasına bağlı. Tedarik zincirleri sallandığında veya yerel kısıtlamalar belirdiğinde, fiyat doğrusal olarak artmıyor. Boşluklar var. Ve işte asıl ilginç olan: Su basamazsınız. Belediyeler yapay zeka kampüslerini, sanayiyi ve hastaneleri hanehalklarının önüne koymaya başladığında — ki bunu yapacaklar — tüketici erişimi basınç valfi haline gelir. Tıpkı enerji piyasaları gibi. Tıpkı konut gibi. Tıpkı kamu hizmetinden stratejik kaynağa sessizce geçiş yapan her şey gibi. Bu yüzden 250.000 dolarlık pozisyonum bir "takas" değil. Yapay zeka talebinin su altyapısını aşacağı, hükümetlerin tahsisi yanlış yöneteceği ve kıtlığın kademeli değil, aniden keşfedileceği asimmetrik bir iddia. En kötü ihtimalle mi? Garantili son kullanıcı talebi olan 250.000 dolarlık bir tüketilebilir ihtiyacım var. En iyi ihtimalle mi? Kısıtlamalar, karneleme veya acil fiyatlandırma, sıkıcı bir emtiayı bir gecede kontrollü bir varlığa dönüştürür....